Kayıtlar

inovasyon etiketine sahip yayınlar gösteriliyor
Resim
2020 Pazarlama Temel Barometresi Samimiyet Forbes’te Kimberly Whitler’in “Küçük İşletmeleri Etkileyen 7 Büyük Pazarlama Trendi” başlıklı yazısını okurken aklıma bizi 2020’de nelerin beklediği geldi. Uzun zamandır bildiğimiz gibi“samimiyet” global arenada da aranan kan olmaya devam ederken,Türkiye özelinde ise bulunması güç bir madene dönüştüğünü ayrımsadım. Özellikle ülkemizde markalar sadece büyüklüklerine vurgu yapıyorlar müşteriye dokunmayı, onlarla empati yapmayı unutuyorlardı. İşte Whitler bunun 2020'de değişeceğini söylüyor.  Bu noktada Whitler’in derlediği kehanetlere bakacak olursak  2020'de pazarlama başarısının, eskiye öykünmekten, samimiyetten devasa olmak yerine minimalist olmaktan geçtiğinin altını çiziyor. Bu bağlamda 2020’de ana cadde dükkanlarına tekrar bir dönüş olacağı ön görüsüyle başlayan yazı, teknolojik olarak zirveye tırmanan dünyanın bu sene biraz mola vereceğine değinerek güçlü ilişkilerin, kişiselleştirmenin iş dünyasında anahtar paramet...

SANAL MARKALAR SAVAŞI

Hepimiz, MIRC ile tanıştık internet ile. Aslında 90’lı yılların ilk yarısına çocuk yaşta girenler demek daha doğru bir yaklaşım olacak galiba. Türkiye de internetin gelişini 1993 yılı olarak esas alırsak bu günün genç hatta orta yaş sınıfına dâhil olan kişileri, o zamanın çocuklarıydı. Doğru düzgün Türkçe bir site bulamadığımız için yada bulsak da çok güzel kızlarla ve süper yakışıklı erkeklerle tanışmak bize daha cazip geldiği için sevdik zurna ve aywa kanallarını. Öyle ya gündelik yaşamımızda merhaba bile diyemeyip melaba dediğimiz kızlar ve erkekler artık “slm, nbr, asl,” uzaklığındaydı. Netimiz yavaştı, 33,600 kbps. Bugün cep telefonlarının 3G paketlerinin hatta Edge paketlerinin bile kullanmadığı bir hızdı ve P100’ler ile tanıştık internetle. Hepimizin konuyla ilgili ayrı bir hikayesi vardır. Mesela ben ilk kez bir internet sayfasını doktor bir tanıdığımızın evinde görmüştüm. Hatta diğer odada TV izliyordum ve içerden “Ali Rıza gel internet açtı amcan bir daha göremeyebilirsin...

TÜRKİYE’DE İNOVASYONA VERİLEN ÖNEM

İnovasyon’un her gün önemini arttırdığı bir dünya’ya adım atalı aslında uzun zaman oldu. Media Cat yayınlarının “İnovasyonla Başarıyı Yakalayan Türkler” isimli kitabında da bahsedildiği gibi gripin ilacından, kamyonları devşiren ve ilk otobüsü icat eden Kamilkoça kadar 1920’lerden bu güne pek çok türk inovasyon’un önemini kavradı ve bunu iş hayatına aktardı. Ancak günümüzde inovasyonun önemini yitirdiğini görür gibi oluyoruz. Koskaca Ülker firması karşımıza inovatif ürünler yerine yurtdışından kopyaladığı ürünler ile çıkıyor. Yada Gazetelerimiz bugün hâlâ yurtdışında (özellikle Avrupada) önemini çoktan yitirmiş olan garip promosyon aktivitelerine devam ederek hayatta kalmaya çalışıyor. Sabah şovlarımız bile aynı değil mi? Kim Seda Sayan şov ile Oprah şov arasında fark bulabilir? Evet 1980 sonrası tüketici toplum olduk. Özellikle 80’li yıllara vurgu yapıyorum çünkü bu tarihte ülkemizde sınırlar kaldırıldı, Türk Lirasını koruma kanunu iptal edildi. Aslında bu inovasyonun önünü aç...